En son konular
» ÜYE OLUN PARA KAZANIN
Ptsi Mayıs 03, 2010 5:41 pm tarafından diablo

» peygamberimiz (S.A.V.)e hakaret içeren karikatürleri çizen, danimarkalı karikatürist öldü.
Ptsi Mayıs 03, 2010 5:40 pm tarafından diablo

» Yeni Loading Ekranı.. SeqamenT - VoreauX
Ptsi Mayıs 03, 2010 5:35 pm tarafından diablo

» Medieval II Total War | RiP | BOL SS | 1.7GB | SeqamenT | Osmanlı Devletiyle birlikte 47 farklı millet. |
Ptsi Mayıs 03, 2010 5:16 pm tarafından diablo

» Ölümsüzlüğü 71 yıl önce işte bu Türk buldu !!
Ptsi Mayıs 03, 2010 5:06 pm tarafından diablo

» İngilizce Ecsro Sibi Bot.. SeqamenT - Voreaux
Paz Ara. 13, 2009 10:41 pm tarafından nirvana

» VSRO İngilizce Media.pk2 -31 Mayıs 2009 [SeqamenT]
Cuma Kas. 27, 2009 2:19 pm tarafından _aydin

» rica etsem bu müziğin adını bilen var mı?
Çarş. Haz. 10, 2009 3:05 am tarafından nirvana

» ÖĞRENCİ HEP HAKLIDIR...
Çarş. Haz. 10, 2009 3:05 am tarafından nirvana

Reklam Alanı

Atatürk' ün Tabutunun Açıldıgı An..

Aşağa gitmek

Atatürk' ün Tabutunun Açıldıgı An..

Mesaj tarafından SeqamenT Bir Paz Nis. 26, 2009 5:42 pm



Kefen sıyrıldı ve...

Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca
Ata'nın
yüzü ortaya çıktı. Derisi kahverengi bir hal almış, ama hatları
bozulmamıştı.Sanki uyuyordu...

8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23.00'da Prof. Dr. Kamile
Şevki
Mutlu'nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi
Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı'ydı.Patalogdu. Arayan
ise
Ankara Valisi Kemal Aygün'dü...
Aygün, "Hocam" dedi, "10 Kasım günü Atamızın naaşını
Anıtkabir'e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naaşı
geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan
korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica
ediyoruz."Prof. Mutlu
önce reddetti. Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu.
Hastalığını
gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını
rica
etti.Ancak Vali Aygün ısrarcıydı: "Ben sizi sarar sarmalar
götürürüm,
bu tarihi bir görev" dedi. Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı
Etnografya Müzesi'ne gitti. Başbakan Adnan Menderes oradaydı.
Meclis
Başkanı Refik Koraltan ve eski başkan Abdülhalik Renda
da...Mutlu,
görevden affını istemekle ne büyük hata ettiğini o zaman anladı.
Gerçekten
tarihi bir tanıklıktı bu...
Ata'nın gül ağacından tabutu, 4 Kasım günü, geçici
kabrinden
çıkarılıp müzenin holündeki mermer katafalka konulmuştu. Bir
hafta
boyunca sırayla öğrenciler, subaylar ve generaller katafalk
başında
nöbet tutmuştu. Nihayet tabutun açılma günü gelip de komite
üyeleri
tamam olunca Prof. Kamile Mutlu "Başlayın" talimatını verdi.
Bunun
üzerine tabutun vidaları söküldü. Tahta tabutun içinde madeni
bir
sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiş olma ihtimali
düşünülerek önce bir burgu ile delik açıldı. Gaz ya da koku
çıkmadı.Sanduka
talaş doluydu.
Sandukanın içi, muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı
doluydu.
Bu talaş, naaşın ayak yönüne doğru toplandı. Talaşın arasında,
ağzı
kapalı ve içi sıvı dolu bir şişe bulundu. Bu,cesedi muhafaza
için
kullanılan solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi
yazılıydı.Ata'nın naaşı beyaz kefene sarılmış, sonra kahverengi
bir
muşambayla kaplanmıştı.Sargıları açmaya başladılar. Herkes
nefesini
tutmuştu. Çünkü, "Naaş çürüyüp bozulmuş, çıkan gazlar tabutu
patlatmış,
nöbetçi er, kokudan bayılmış" diye bir sürü söylenti
geziniyordu. Ve 15
yıl sonra ilk kez Ata'nın yüzünü göreceklerdi.Kefenin sargıları
aralanınca Prof. Kamile Şevki Mutlu, orada bulunanların
yardımıyla
katafalka çıktı ve Atatürk'ün yüzüne baktı. Ata'nın derisi
kahverengi
bir hal almış, ama yüz hatları bozulmamıştı. Menderes sapsarı
olmuştu
Prof. Mutlu, gördüğü tabloyu daha sonra şöyle
anlatacaktı:"Yüzünü örten
ıslak pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın heykel gibi duran yüzü
ile
karşılaştım. Uzun sarı saçlarından ince bir tutam, sol göz
kapağının
üzerine düşmüştü. Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'ndaki yatağında
uyuyor
gibiydi."
Prof. Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun
başına
çağırdı. Onlar da tek tek tabutun içine baktılar.En başta
Başbakan
Adnan Menderes vardı. Koyu renk takım elbisesi içindeki Menderes
de
yanındakilerin yardımıyla katafalka çıktı,ürkek bir şekilde
aşağı,
tabuta doğru baktı. O an ne olduğunu Prof. Kamile Mutlu'dan
aktaralım: "Menderes çok heyecanlandı.Rengi sapsarı oldu. Bir de
baktım
ki, müzenin kapısına doğru gidiyor. Atatürk'ün yüzüne bakmadı.
Tahmin
ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadı. En sona Abdülhalik Renda
kalmıştı. O da Ata'yla karşı karşıya gelir gelmez tabutun yanına
yığılıverdi.
Salondaki herkes Atatürk'ü tek tek gördükten sonra naaş,
tekrar
solüsyonla ıslatıldı. Ata'nın başı pamuklarla örtüldü ve vücudu
beyaz
kefenle sarıldı. Bu sırada bir komiser,orada görevli adli tıp
doçenti Dr.
Cahit Özen'in yanına yaklaşıp avucunda taşıdığı bir kâğıdı
gösterdi ve
şöyle dedi:"Bu kâğıdı,Atatürk'ün hemşiresi Makbule Hanım
gönderdi.Kefenin içine Atatürk'ün göğsü üstünekonmasını
istiyor."Doç.
Özen, kâğıda bir göz attı. Eski Türkçe bir şeyler yazılıydı.
"Böyle bir
kâğıdı Atatürk kabul etmez. Bize kızar, darılır" dedi.Komiser
kâğıdı
katlayıp cebine koydu ve uzaklaştı. Bütün işlemler bittikten
sonra
salonda bulunanlar naaşın iki yanından geçip hep bir ağızdan
besmele
çektiler ve cesedi yeni tabuta yerleştirdiler. Bu tabut da 15
yıl
içinde yattığı büyük gül ağacı tabutun içine konuldu. Üzeri
bayrakla
örtüldükten sonra kapağı kapatıldı.
Ve 10 Kasım sabahı, Ata'nın naaşı 15 yıl önce onu
Dolmabahçe'den Ankara'ya taşıyan top arabasına yerleştirilip son
durağı
olacak Anıtkabir'e taşındı. Artık ebediyen orada kalacaktı...
Atatürk'ün tabutu, Menderes'in huzurunda açılmıştı
Ata'nın 15 yıl Etnografya Müzesi'nde bekletilen naaşı,12
askerin
omuzları üzerinde oradan alınmış ve 136 asteğmenin çektiği bir
top
arabası ve matem marşı eşliğinde Anıtkabir'e taşınmıştı.Radyodan
naklen
yayımlanan o görkemli tören, en az 15 yıl önceki kadar
hüzünlüdür.Ancak
o törenden hemen önce yaşananlar, tarihçilerin pek ilgisini
çekmemiştir. Bilindiği gibi, Anıtkabir yapılana dek, Atatürk'ün
naaşının korunabilmesi için "tahnit" denilen bir işlem
yapılmıştı.
Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafından
gerçekleştirilen bu işlem sırasında naaşa, şırıngayla özel bir
formül
enjekte edilmiş ve üzerine formüllerin yapıştırıldığı iki küçük
ilaç
şişesi, Ata'nın koltuk altlarına yerleştirilmişti. Bu işlem
sayesinde
Ata'nın naaşı da -diyelim bugün Lenin'in mozolesinde olduğu gibi
-
öldüğü günkü haliyle korunabilirdi. Ancak İslam dini, ölünün
defnini
şart koştuğundan,geçici tahnitin bozulması şarttı.
Nakilden önce, bu işlem için bir komite kuruldu. O
komite,törenden bir gün önce, Başbakan Adnan Menderes'in
huzurunda
Atatürk'ün tabutunun açılmasını kararlaştırdı.Tabut açılınca
tahnit
bozulacak ve ceset çürümeye başlayacaktı.Bir başka deyişle
Atatürk'ün
(mumyalanmış gibi) korunmuş naaşını son görenler, o törene
katılanlar
olacaktı. Atatürk'le ilgili belgesel çalışmaları sırasında o
törene
katılanların bir kısmıyla konuşmuştuk.Bu yazıda yer alan
bilgilerin bir
kısmı o tanıklıklara, önemli bir bölümü ise değerli Atatürk
araştırmacısı Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün, Prof.Dr. Kamile Şevki
Mutlu
ile yaptığı sohbetten aktardıklarına dayanıyor.
Ata'nın yarım asır önceki son yolculuğu, sanırım bu
ayrıntılarla
daha da ilginç bir boyut kazanıyor.

Atatürk'ü son görenler anlatıyor:

'Yüzünde iki günlük sakal vardı'

Osman Ersoy ve Halide İntepe, 10 Kasım 1953'te
Etnografya
Müzesi'nde asistan olarak çalışıyorlardı. O yüzden 50 yıl önceki
o
töreni ve tabutun içindeki Atatürk'ü son kez görme fırsatı
buldular.
İzlenimlerini şöyle anlattılar:
• OSMAN ERSOY: "Sağlığında görmemiştim Atatürk'ü... Korkunç
heyecanlıydım. Biz çalışanlar, asistanlar, memurlar sıra ile
katafalka
çıktık. Oldukça sararmış ve küçülmüş bir çehre... 1 - 2 günlük
sakalı
vardı. Kaşları fevkalade iyi şekilde fark ediliyordu."

' Gözleri aralıktı'

• HALİDE İNTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktım.
Başı yana
doğru eğikti. Yüzü hiç bozulmamıştı. Azıcık sakalları çıkmıştı.
Hani
insan hasret giderek ölürse, gözleri aralık kalırmış ya, öyle
aralıktı
gözleri... Ama bir ölü yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi."

_________________
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

avatar
SeqamenT
Süper Moderatör
Süper Moderatör

Mesaj Sayısı : 198
Rep Gücü : 344
Rep Puanı : 24
Kayıt tarihi : 13/04/09
Yaş : 25
Nerden : Mengen

Basarı
Basarı:
150/250  (150/250)

http://paylasimmerkezi.forum.st

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Atatürk' ün Tabutunun Açıldıgı An..

Mesaj tarafından nirvana Bir Paz Nis. 26, 2009 6:50 pm

Cok acı...
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

_________________
YÖNETİCİ(ADMİN)









İstekleriniz çözüldüğü takdirde konu ikonunuolarak değiştiriniz.
avatar
nirvana
Yönetici(Admin)
Yönetici(Admin)

Mesaj Sayısı : 647
Rep Gücü : 36985396
Rep Puanı : 141
Kayıt tarihi : 11/04/09
Yaş : 24
Nerden : BURSA

Basarı
Basarı:
1500/1500  (1500/1500)

http://paylasimmerkezi.forum.st

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Atatürk' ün Tabutunun Açıldıgı An..

Mesaj tarafından creyzocean Bir Ptsi Mayıs 04, 2009 12:54 am

çok etkilendim Sad

_________________
Söylediklerimden Çok Sustuklarimda Sakliyim
Ve Gizlediklerimde Gizliyim.
Beni Anlamak İçin;
Konustuklarimdan Çok
Sustuklarima kulak verin.
Aklım Sukütu Sever benim.
Çünkü Çok Agir Ödeştik Biz Hayatla.
Ben Sonu Ölüm Noktali Yollardan Gectim,
Üç Noktalar Koymaz Bana...




avatar
creyzocean
Administratör
Administratör

Mesaj Sayısı : 307
Rep Gücü : 1597
Rep Puanı : 42
Kayıt tarihi : 11/04/09
Yaş : 35
Nerden : türkiye

Basarı
Basarı:
200/250  (200/250)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Atatürk' ün Tabutunun Açıldıgı An..

Mesaj tarafından nirvana Bir Ptsi Mayıs 04, 2009 7:59 pm

bende

_________________
YÖNETİCİ(ADMİN)









İstekleriniz çözüldüğü takdirde konu ikonunuolarak değiştiriniz.
avatar
nirvana
Yönetici(Admin)
Yönetici(Admin)

Mesaj Sayısı : 647
Rep Gücü : 36985396
Rep Puanı : 141
Kayıt tarihi : 11/04/09
Yaş : 24
Nerden : BURSA

Basarı
Basarı:
1500/1500  (1500/1500)

http://paylasimmerkezi.forum.st

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz